28 Ağustos 2007 Salı

8-0'lık İngiltere hezimeti / VİDEO

Şu meşhur İngiltere maçı var, Wembley'de oynanan ve 5-0 yenildiğimiz. Bu maçın komik anıları çok konuşuluyor siz de o anıların bir numaralı kahramanısınız. Neler yaşandı o maçta?
'Efsane gibi dilden dile dolaşıyor yıllardır, futbol anıları böyledir işte, bir şey yaparsınız arkasından başka şeyler eklenir. Ben Wembley'e ayak basan ilk Türk futbolcusu olacağım diye bir espri yapmıştım. O da maçtan bir gün önce Wembley Stadında antrenman yapacaktık, takım otobüsü stada yaklaşık 100 metre mesafedeyken ben otobüsten atladım koşarak stada girdim ve 'Wembleye ayak basan ilk Türk ben oldum' diye bağırdım. Düşünsenize hareket halindeki bir otobüsten atlayan bir futbolcu komik bir durumdu hatta teknik direktörümüz Coşkun Özarı'nın da çok hoşuna gitmişti.'





-Maçta da takım arkadaşınıza Lineker'i gördün mü diye bir sorunuz varmış.
'Bu olay da çok konuşuldu, ama aslı öyle değil, ben şimdi size bunun doğrusunu anlatayım. Maç başlamıştı durum 2-0 olmuştu adamlar sürekli saldırıyor biz de ha bire gol yiyorduk. Ben Lineker ile Raşit Çetiner de Hataley ile adam adama oynuyorduk. Bir korner esnasında Raşit abi yanıma gelip, 'nerede benim adam ya' dedi, ben kendi adamımın peşine düşmüşüm, kendi derdimdeyim dedim ki 'arka taraflara bir yere gitti' sonra bizim ceza sahasında gol yerken hepimiz gülmeye başladık. Düşünsenize sanki sokakta Ahmet'i sorar gibi, nerde bu Hataley yahu dedi ben de valla şimdi buradan geçti ama ben meşguldum tam göremedim' dedim komik bir olaydı.'

-Maç sonrası da bir şeyler olmuş galiba.
'5-0 yenilmiştik maç sonrası soyunma odasına bir girdik, havuz var, sauna var, köşede küçük bir mutfak var, orada da kravatlı bir adam çay falan yapıyordu, ben bunların hepsinden faydalandım çünkü o zamanlar biz İnönü Stadında duş bile alamıyorduk çoğu zaman Wembley'deki lüksü görünce hayret etmiştik.'

-Az kalsın unutuyordum bir de İngiliz Kraliyet ailesinin seromonisi vardı. Orada neler yaşandı?
'Orası için geleneksel bir olaymış. Wembley onların milli stadı olduğu için Kraliyet ailesinin öyle bir töreni oluyormuş biz nereden bilelim, bir baktık işte belki de o Londra'nın düşesleri, dük, baron onlar da bir takım böyle sıfatlar var ya yaşlı yaşlı böyle tarih öncesinden kalmış insanlar gibi geliyorlar, fraglar, mraglar giymişler, iki takım oyuncuları diziliyoruz, tek tek başarı dileyip, tokalaşıp, şeref tribününe çıkıyorlar. O bana operaya gitmişiz gibi gelmişti. O kıyafetler, garip garip yaşlı kadınlar, bilmem ne dükü diyor, bilmem ne baronesi diyor falan, film gibiydi, bunlar ne lan demiştik.'

-Maçın komiklikleri 5-0'ın acısını unutturdu herhalde?
'Ya tabi üzülüyor insan yenilince ama adamlar güçlü takımdı bizdeki imkanlar ise çok kısıtlıydı. O dönem İngilizlerle 3 maç yaptık, ikisini 8-0 birini de 5-0 kaybettik, ben sadece 5-0'lık maçta oynadım diğerlerinde sakattım, hayırlı bir sakatlıkmış. He bak benim oymadığım maçlarda 8 yedik, ben oynayınca 5 yedik, bu benim iyi oyuncu olduğumu gösterir, 3 gol fark ettiriyorum.'

SEMİH YUVAKURAN
-Meşhur İngiltere maçlarına da denk geldiniz. 8-0'lık Wembley'deki mağlubiyette siz de oynamıştınız? Nasıl bir maçtı o öyle?
-'Ben o maçı hatırlamak bile istemiyorum hatta hala seneler geçmesine rağmen o maçın özet görüntülerini ancak 3. gole kadar izleyebiliyorum. Bir ay kendime gelememiştim o maçtan sonra. Tek hatırlamak istediğim şey bir çok futbolcuya nasip olmayan Wembley Stadında oynama şansını elde etmekti bir de soyunma odaları harikaydı. '

-Etkilendiğiniz pek çok oldu galiba Wembley'de?
'Olmaz mı, muhteşem bir çim vardı, öyle çim o zaman Türkiye'de hiçbir statta yoktu. Sahaya çıktık bir baktım yanımızdan kamera yürüyor 'bu ne ya' dedik bir baktım benle birlikte kamera da geliyor meğer raylı sistem varmış kamera rayın üzerinde hareket ediyormuş. Tabi o zaman biz öyle bir teknolojiyi hayal bile edemiyorduk.'

-Bir çok efsane var o maçlarla ilgili. Görevli bir çocuğun skor tabelasını gol oldukça değiştirmekten yorulduğu söylenir. Bu doğru mu?
Şimdi maçlarda öyle bir uygulama yok ama o zamanlar hem elektronik skorbord vardı hem de bir görevli gol oldukça eline iki tabela alıp sahayı boydan boya dolaşıyordu. Bizim İngiltere maçı başladı hemen ilk golü yedik, o görevli çocuk aldı eline 1-0 yazan tabelaları koşturmaya başladı, tam turunu bitiriyordu bir gol daha yedik. 15-20 dakika geçti çocuğun iflahı kesildi, biz habire gol yiyoruz o da tabelalarla koşturuyor, çocuk daha yolun yarısına gelmeden biz yine yiyoruz, maç falan seyrettirmedik çocuğa. Hatta dedik ki 'lan birkaç gol daha yersek çocuk yere düşüp bayılacak.'

-Maç sonrası Wembley'de havuz, sauna seansı da olmuş galiba?
'Ya maçtan çıkmışız bir girdik soyunma odasına süper, havuz falan var tabi daldık hemen bir güzel eğlendik hatta deve güreşi oynayanlar falan oldu, bağıranlar, parande atanlar, ortam iyidi yani. Tabi biz o zaman nerede soyunma odasında havuz bulacağız, hazır gelmişken Wembley'e tadını çıkardık.'

-Teknik Direktör Mustafa Denizli'nin tepkisi ne olmuştu. Yani maçı 8-0 kaybedip, bir de soyunma odasında sefa sürmenize...
'Mustafa hoca içeri bir girdi bizi öyle havuzda makara yaparken buldu şaşırdı kaldı. İlk tepkisi 'yazıklar olsun size adamlar orada 8 gol atmışlar seslerini çıkarmıyorlar, soyunma odalarında sessiz sessiz giyiniyorlar, siz 8 yemişsiniz eğlence yapıyorsunuz, sanki dışarıda 8 golü ben yedim' olmuştu.'

-Abdülkerim Durmaz 5-0'lık İngiltere maçında oynadığını, diğer iki maçı 8-0 kaybettiklerini dolayısıyla kendisinin ne kadar iyi bir defans oyuncusu olduğunu söylüyor'
Sizce haklı mı?

'Valla sallamış onlar 5 yediler ama bir kere bile rakip kaleye gidemediler, biz en azından 2-3 kez degajla megajla orta sahayı geçmiştik.'

-O maçla ilgili bir de Kaleci ile defansta oynayan Savaş arasında bir diyalog vardı. Kaleci topu kaçırıp, Savaşla çarpışmış nasıl bir diyalogtu o?
'Sağdan bir orta geldi kaleci Lineker çıktı kafaya bizden de kaleci Fatih ile Savaş beraber topa yükseldiler, bir baktım ikisi de yerde. Fatih kendinden geçmiş 'ah' 'ah' diye sesler çıkarıyor, namaz kılar gibi yerde yatıyor. 'Fatih ne oldu lan?' diye sorduk bir saniye sonra hafif kafayı kaldırdı, Savaş'a döndü 'abi top nerede, tutamadım mı?' dedi. Savaş da 'hangisini tuttun ki yedik yine golü' dedi. Zaten maç 7-0 olmuştu o golle, sinirden başladım gülmeye Allah'tan kamera falan çekmedi beni o sırada yoksa 'manyak mı bu herif niye gülüyor' derlerdi.'

-Sizin başka anlatacağınız komik anı var mı o maçla ilgili?
'Maça giderken takım otobüsündeyiz arkamda kaleciler var Yaşar ile Fatih Uraz. Yaşar bir önceki İngiltere maçında 8 gol yemiş, bu maçta o yedek olacak Fatih oynayacak. Fatih de Yaşar'a soruyor 'abi ya nasıl 8 gol yedin ya, ben olsam yemezdim 8 tane de yenir mi' falan diyor. Yaşar da ona 'büyük konuşma oğlum, ananın şeyini görürsün, ben ne yapayım adamlar atıyor işte' gibi şeyler söylüyor. Tabi ben bunların böyle konuştuklarını duydum 'eyvah' dedim içimden bu iki kova başlamışlar abuk sabuk 7-8 muhabbeti yapıyorlar başımıza bir şeyler gelecek kesin' dedi. Nitekim maçı yine 8-0 kaybettik. Bir de maç bitti ertesi gün gazeteyi aldım elime,, arka sayfayı açtım simsiyah 'cenaze dolayısıyla kapalıyız' yazıyordu.'

KOVA YAŞAR
Abi, şu İngiltere maçını bir de siz anlatır mısınız?
'Yaşar denince akla İngiltere maçı geliyor herkes 8 golü soruyor oysa o dönem İngilizlerle 3 maç yaptık, ikisini 8-0 birini de 5-0 kaybettik, ben hem ilk 8 yediğimiz maçta oynadım hem de 5 yediğimiz maçta, toplam 13 gol yedim İngilizlerden. İnanın 1 ay sürekli yan top çalıştık. ancak o gün yediğimiz 8 golden 3'ü yan toptandı. Adamların nasıl gol atacağını biliyor ama çaresini bulamıyorduk. Hayatımda oynadığım en tuhaf maçtı düşünün sahada 22 kişi var ve 20 tanesi bana bakıyordu çünkü maç hep benim kalemin önünde oynandı. Top sanki duvara çarpıyordu bana geri geliyordu. Maçtaki tek şutumuzu Erdal Keser atmıştı belki bin maç yapsak 8 olmazdı ama oldu. 40'inci dakikada beni çıkarın diye bağırdım hoca başka alana degisiklik yaptı ben sahada kaldım 8 golü de ben yedim. Maç sonu TRT spikeri geldi 'ne hissediyorsun' dedi adamın suratına baktım 'ne hissedeyim ki' dedim.
Bir de 5 gol yediğim Wembley'deki İngiltere maçı var. Abdülkerim, Lineker'i, Raşit Çetiner de Hoddle'i tutuyor. Bir korner sırasında, Abdülkerim ceza sahasında resmen 'Lineker'i gördünüz mü beyler?' diye sordu. Rasit de, 'az önce buralardaydı' yanıtını verdi. Maç mı, makara mı belli degildi. tabii 8 gollük maçtan sonra bu 5'lik karşılaşma ciddiye alınmadı. '

-İkinci 8-0'lık maçta siz oynamadınız öyle değil mi?

'Yeter artık, iki maç yapıp 13 gol yedikten sonra üçüncü maça Fatih Uraz çıktı o da 8 gol yedi. Kaleci Fatih ile milli takımda oda arkadaşıydık. İngilizler'den 3 maçta 21 gol yiyince (bir 8 de Fatih yemişti) gazeteler 'Fatih ile Yasar öyle iyi arkadaşlar ki, yedikleri içtikleri ayrı gitmez' diye yazdı.'

Wembley'deki maçlarda makara da goller gibi bolmuş duyduğumuza göre?

'Abdülkerim'in Wembley'e ilk ayak basan Türk ben olacağım diye sahaya atlaması var, Lineker'i gördün mü olayı var onu demin anlattım, bir de maç öncesi İngiliz Kraliyet Ailesinin seromonisi vardı, dükler falan gelmişti, bir dükle karısı maç öncesi sahaya inip elimizi sıkmıştı, bize başarı dilemişlerdi, onları görünce 'noluyo lan böyle operaya mı geldik' demiştik.

TANJU ÇOLAK
-Milli maçlardaki facialardan bahseder misiniz? Sizin başınıza da traji komik olaylar gelmiştir mutlaka?
'O meşhur 8-0'lık İngiltere maçı var, Wembley'deki, ben o maça yedek çıkmıştım, sonra ikinci yarı durum 5-0'ken kurtarıcı olarak oyuna girdim tabi ben girdikten sonra adamlar 3 tane daha atıp, bizi 8-0 yenip gönderdiler. İşte o gün gol yedikçe o tabelacı çocuk koşturup duruyordu, biz de habire yiyorduk, kalecimiz sağolsun çok iyiydi o gün, gelen geçen ne varsa aldı içeri. Bir de o gün Wembley'e çıkınca çok şaşırdım, o nasıl bir çimdi öyle inanılmaz güzeldi, hele maç sonrası soyunma odasında havuz vardı, havuz çok önemliydi adamlarda resmen teknoloji harikaydı

RIDVAN DİLMEN
İngiltere'den 8 yediğimiz iki maç var, o maçın bir çok anısını biliyoruz da hiç anlatılmamışları var mı?

'O dönem bizim teknik direktörümüz rahmetli Candan Tarhan. İnönü Stadında 8 yediğimiz İngiltere maçına çıkacağız topladı bizi etrafına, 'bakın köşe atışlarına dikkat edin, adamlar ön direkte topu aşırıp, arkadan kafa vururlar' dedi, bir baktım, bizim takımın en uzunu benim, sonra Arap İsmail, İlyas falan geliyor, boy ortalaması 1,65-1.70, adamların en kısası 1.85, Candan hocanın ön direkten aşırır dediği adamın boyu 1.90, kafayı vurur dediğinin boyu da 2 metre. Nitekim öyle oldu, aşırdılar, maşırdılar, 8 tane atıp, gittiler tam 9 kez santra yapmıştım...

0 yorum:

 

Site Bilgisi

Türkiye'den ve dünyadan güncel video haberler. Son haberler, Spor, Siyaset, Kültür Sanat, Magazin, Ekonomi, Dış Haberler, Politika Haberleri, Eğlence
Video Haber Copyright © 2009 BT Designed by Pie BT
    DISCLAIMER! We do not host or upload any of the files that are available on this Weblog. We merely search on INTERNET and index popular files openly available to anyone.