9 Eylül 2007 Pazar

Erdoğan ve Bahçeli yanyana yürdü / video

Bilecik'in Söğüt ilçesinde düzenlenen Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri başladı. Söğüt Hükümet meydanında Ertuğrul Gazi'nin büstü önünde toplanan protokol ve Yörükler, Mehter Takımının ardından Ertuğrul Gazi Türbesine kadar yürüdüler.

Yaklaşık 1 kilometrelik yolu beraber yürüyen kortejin önünde Başbakan, bakanlar ve siyasi parti liderleri yer aldı. Geçtiğimiz yılların aksine bu yıl Başbakan Recep Tayip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli birlikte yürüdüler. Erdoğan ve Bahçeli'ye BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'da eşlik etti.

Bilindiği gibi, geçtiğimiz yıllarda düzenlenen Söğüt Şenliklerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye birlikte yürümeyi teklif etmiş ancak Bahçeli bu teklifi geri çevirerek resmi protokolün arkasından partililerle birlikte yürümüştü. Bu ayrılık tören alanına taşmış, başbakan yuhalanmış ve pankart açılarak protesto edilmiş, Başbakan'ın yakın koruması ve yeğeni Ali Erdoğan yumruklanmış, AK Parti Tekirdağ otobüsünün de yolu kesilerek taşlanmıştı.

Bu yıl ise liderler omuz omuza yürürken, hükümet de törenlere büyük bir katılım gösterdi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Devlet Bakanı Cemil Çiçek, Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Çelik, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Adalet Bakanı M. Ali Şahin Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu'nun yanısıra Bilecik Valisi Musa Çolak, Söğüt Kaymakamı Mustafa Ünaldı, KKTC Büyükelçisi Dr. Tamer Gazioğlu de katıldılar.

Ertuğrul Gazi'den bu yana şenliklerin başlangıcı olan şenlik yürüyüşünü birlikte yapan liderler, yürüyüşün ardından Ertuğrul Gazi'nin Türbesini ziyaret ederek dua ettiler. Türbe çıkışı, şenlik alanına giden yolun kenarındaki Yörük çadırlarını ziyaret eden Başbakan ve beraberindekiler ardından da törenin gerçekleştirileceği kıl çadırdan yapılan protokole geçitler.

Törende, Yörük Derneği temsilcisi, Söğüt Belediye Başkanı Halil Aydoğdu, Söğüt Kaymakamı Mustafa Ünaldı, Bilecik Valisi Musa Çolak ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan birer konuşma yapacaklar. Konuşmaların ardından halk oyunları ve mehter gösterisi yapılacak, ardından da tören geçişi düzenlenecek. Tören geçişinin ardından şifalı pilav ikramı yapılarak şenlikler sona erecek.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ve Türk Milleti'nin küçük düşünemeyeceğini, büyük düşünmeye mecbur olduğunu söyledi.

Çok zor bir coğrafyada, barış ve istikrar unsuru olan Türkiye Cumhuriyeti'nin, bu coğrafyanın toplumları için örnek bir vizyon ortaya koyduğunu belirten Başbakan Erdoğan, ''Bize düşen bu zor coğrafyada birlik ve beraberlik ruhunu koruyarak, Türkiye Cumhuriyeti'ni muasır medeniyetler seviyesine üzerine, kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği şekilde ulaştırabilmektir'' diye konuştu.

Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri'nde, İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından, halk oyunları ekibi gösteri sundu. Atlı Yörük giysili kadın da tören alanında tur attı.

Başbakan Erdoğan, bu gösterilerin ardından bir konuşma yaptı.

Erdoğan, Türkiye'nin, bölgesinin ve daha geniş eski Osmanlı coğrafyasının en önemli ülkelerinden biri durumunda olduğunu söyledi.

Çok zor bir coğrafyada barış ve istikrar unsuru olan Türkiye Cumhuriyeti'nin, bu coğrafyanın toplumları için örnek bir vizyon ortaya koyduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, ''Bize düşen bu zor coğrafyada birlik ve beraberlik ruhunu koruyarak, Türkiye Cumhuriyeti'ni muasır medeniyetler seviyesinin üzerine, kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği şekilde ulaştırabilmektir. İçerde birlik ve beraberliğimizi koruyabildiğimiz sürece Türkiye'nin aşamayacağı engel yoktur'' dedi.

Erdoğan, şöyle konuştu:

''Birlik ve beraberliğimiz güçlendirmenin yolu ise ortak değer ve hedefler etrafında kenetlenmeyi başarmaktan geçmektedir.

Şu anda, buradaki tablo, tüm siyasi partilerimizin genel başkanları olarak bir arada oluşumuz, aynı şekilde farklı siyasi görüşlerden olan tüm vatandaşlarımın bir arada oluşu, burada bir ortak paydayı ortaya koymaktadır. O da Türkiye Cumhuriyeti'nin muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmasıdır. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet anlayışıdır.

Türkiye ve Türk Milleti, küçük düşünemez, büyük düşünmeye mecburdur.

Biz sadece İstanbul'u, Ankara'yı, İzmir'i değil, Hakkari'den Konya'sına, Diyarbakır'dan Edirne'sine, Mersin'den Samsun'una 81 vilayeti aynı sevgiyle kucaklamalı, 780 bin kilometrekare vatan toprağımızı aynı ruhla sahiplenmeliyiz.

Türkiye'de Saraybosna'nın, Gümücine'nin, Mostar'ın, Üsküp'ün, Manastır'ın, Filibe'nin, Kırcaali'nin, Dobruca'nın, Sancak'ın, Priştine'nin emaneti var.

Türkiye, İskeçe'nin, Girne'nin, Gazimağusa'nın, Kerkük'ün, Kırım'ın, Hicaz'ın, Şam'ın, Bağdat'ın, Yemen'in, Trablus'un da emanetini, hatırasını yüreğinde hisseder. Burada, Bakü'nün kardeşliğini de hissederiz, Karadağ'ın acısını da yüreğimizde taşırız. Burada Bişkek'in de, Taşkent'in de Almatı'nın da kardeşliği yüreğimizde zenginleşir ve bizi zenginleştirir. Bu yüzden burada kimse küçük düşünemez, büyük düşünmeye, sorumluluk duygusuyla harekete mecburdur.

Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri, medeniyet ufkumuzu bize bir kez daha hatırlatan bir vesile olarak değerlendiriyorum. Bu vesileyle diyorum ki, bir olalım, iri olalım, diri olalım.''

Organizasyonun birlik ve beraberlik içinde oluşmasına katkısı olan herkese şahsı ve devlet adına teşekkür eden Başbakan Erdoğan, Ertuğrul Gazi ve millete önderlik etmiş, başta Atatürk olmak üzere bütün büyükleri rahmetle andığını belirtti.

***

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, birlik ve beraberliği güçlendirmenin yolunun, ortak değer ve hedefler etrafında kenetlenmeyi başarmaktan geçtiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin içerde birlik ve beraberliği koruduğu süre aşamayacağı engel bulunmadığını kaydetti.

Başbakan Erdoğan, Ertuğrul Gaziyi Anma ve Söğüt Şenlikleri'nde yaptığı konuşmada, Ertuğrul Gazi'nin yaktığı meşale ve onun etrafında şekillenen duygu birliğimizin 726 yıldan bu yana hiç sönmediğini belirterek, "Bu birlik beraberlik, kartdeşlik meşalesi inşallah sonsuza kadar parlayacak ve bu kandilden parlayan ışıkla gönüllerimiz aydınlatmaya devam edecektir. Bu ulu çınar, bu köklü medeniyet dipdiri birikim arkamızda durdukça biz bu kutlu mirasa sadakatle sahip çıktıkça bu milletin sırtı yere gelmeyecektir"dedi.

İHTİLAFA DÜŞEN BEYLİKLER, İTTİFAK EDİP BİR CİHAN DEVLETİNE DÖNÜŞTÜ

Erdoğan, 726 yıl önce bu topraklarda ihtilafa düşmüş küçük beyliklerin, ittifak edip bir cihan devletine dönüşmesinde, bugün dahi alınması gereken dersler olduğuna işaret ederek, annesi Hayme Ana'nın oğlu Ertuğrul Gazi'ye verdiği mesajda saklı olduğunu söyledi. Devletin, milletin birliği, dirliğinin ancak adaletle sağlanabileceğin belirten Hayme Ana'nın sözlerini asırlar sonra tekrar etmek etmek istediğini ifade eden Erdoğan, Hayme Ana'nın şu sözlerini okudu:

"Boyundan, soyundan olsun olmasın insanlara adil davran. Adaletten ayrılma ki insanların birlik ve dirlik kazansın. Yurdunda obanda herkes gezsin, ululuk isteyen töreden ayrılmasın. Bu dünya bir oturma yeri değildir. Yapacağın iyi ve doğru işlerle insanların hizmetinde bulunursan ancak iftihar edebilirsin. Yüreğinden imanı, dilinden duayı, davarınışından fazileti hiç eksik etme. Bir de sabırlı ol. Ekşi koruk sabırla tatlı üzüm olur."

Bu topraklarda 726 yıl önce sadece dünyanın gördüğü en muhteşem devletlerden birinin temeli atılmadığını vurgulayan Erdoğan, "Aynı zamanda dünyanın en muhteşem medeniyetlerinden birinin de temeli atılmıştır. Osmanlı diğer bir çok bakımdan olduğu gibi medeniyet üretmek bakımından da münbit olan bu topraklarda vücut bulmuş en önemli medeniyetlerden biridir. Osmanlı'nın diğerlerinden en önemli farkı, diğer medeniyetleri yok ederek değil, onları da için alacak şekilde kurmuş olmasıdır. Bugün rahmetle andığımız Ertuğrul Gazi'nin temellelirini attığı, Osman beyin devlet haline getirdiği devletin tarihte bıraktığı büyük izin en önemli nedeni budur" diye konuştu.

BATI, MEDENİYETİMİZE, BİR ORTAÇAĞ VE İKİ DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA ULAŞTI

Osmanlı Devleti'nin bugün batı medeniyetinin temeli olan bir çok değeri ihtiva ettiğine dikkat çeken Erdoğan, farklı dilleri konuşan, farklı dinlere mensup milyonlarca insanın, Osmanlı'da barış ve huzur içinde yaşadıklarını, Batı'nın bu medeniyet düzenine karanlık bir Ortaçağ ve iki dünya savaşı yaşadıktan sonra ulaştığını hatırlattı.

Erdoğan, medeniyetler çatışması tezini ortaya atanlar, doğu medeniyetiyle batı medeniyetinin hep birbirlerinin karşıtı olarak düşündüklerini dikkat çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Oysa Osmanlı medeniyeti tecrübesi, bu iki medeniyetin birbirinin karşıtı olmadığını tam tersine birbirinin tamamlayıcısı olduğunu ortdaya koymuştur. Medeniyet tasavvurumuzda demokrasi, insan hakları ve özgürlükler üzerine kurulu modern devlet anlayışını nasıl yok sayabiliriz. Edebiyat, sanat, kültür alanında dünyada ortaya çıkmış birikimi nasıl elimizin tersiyle itebiliriz. Elbette bunların hepsi kim üretmiş olursa olsun aynı zamanda bizimdir. Ama bizim bunların ötesinde de değerlerimiz vardır. Yaşadığımız coğrafyadan tavarüs eden değerlerimiz vardır. İman ve ahlakla şekillenen köklü değerlerimiz vardır. Bütün bunlarla artık dünyanın ortakr mirası haline dönüşen çağdaş kazanımları bir arada değerlendirecek medeniyetin merkezinde Türkiye vardır. Bunu gittiğimiz her yerde, Orta Asyada, Balkanlar, Kuzey Afrikada hatta Avrupa'da dünyanın her yerinde görüyoruz. Dünyanın geldiği yer, muasır medeniyet idealinin sadec bir bölgeyle, bir toplumla sınırlı olmadığını göstermektüedir."

AB'ye üyelik hedefi ve BM'nin medeniyetler ittifakı projesi, Türkiye'nin sahip olduğu muazzam potansiyel ile diğer ülkelerin işbirliğine güzel bir örnek olacağını vurgulayan Erdoğan, "Tasavvur ettiğimiz medeniyetin temelleri elbette bizde olacak. Ama Osman Gazi'nin rüyasında olduğu gibi dalları tüm dünyayı için alacaktır" şeklinde konuştu.

COĞRAFİ SINIRLAR DEĞİL, MEDENİYETİN GÜCÜ ESAS

Erdoğan, coğrafi sınırların değil, medeniyetin gücünün esas olduğu bir çağda yaşandığını belirterek, bugün burada Ertuğurul Gazi'yi anarken, bizlere düşenin Osmangazi'nin rüyasını yeniden hayata geçirmek olduğunu söyledi. Şeyh Edabali'nin Osman Gaziye nasihati gibi, geçmişten günümüze yolumuzu aydınlattığını ifade eden Erdoğan, Şeyh Edebali'nin şu sözünü okudu:

"İnsanlar vardı, şafak vakti doğar, akşam ezanında ölürler
Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın
Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir
Bütün fethedilmeyen sırlar, bilinmeyenler, görülmeyenler, ancak senin faziletinle günışığına çıkacaktır.
Ananı atanı say, bil ki bereket büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin
Daima açık sözlü ol her sözü üstüne alma Gördün söyleme, bildin bilme
Sevildiğin yere sık gidip gelme ki itibarın zedelenmesin
Şu üç kişiye acı;cahiller arasındaki alime, zenginken fakir düşene, hatırlıyken itibarını kaybedene
Unutma ki yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette değildir
Haklı olduğunda mücadeleden korkma."

TÜRKİYE, BİRLİK VE BERABERLİĞİ KORUDUĞU SÜRECE AŞAMAYACAĞI ENGEL YOK

Erdoğan, bu topraklar üzerinde büyük bir medeniyetin köklü bir devlet geleneğinin oluşmasında kuşkusuz bu derin sözlerin payı kadar, bu anlayışın muhafaza edilmesinin de payı olduğunun söyledi. Erdoğan, Osman Gazi'nin de kendinden sonra gelen Orhan Gaziye verdiği aynı manada, güzelllikteki mesajlarda asırlar boyunca sürecek esenliğin, kardeşlik ikliminin tohumlarını ektiğini belirtti.

Türkiye'nin, bölgesinin ve daha geniş eski Osmanlı coğrafyasının en önemli ülkelerinden birisi olduğunu söyleyen Erdoğan, "Çok geniş coğrafyada barış ve istikrar unsuru olan Türkiye, örnek bir vizyon ortaya koymaktadır. Bize düşen bu coğrafyada birlik ve beraberlik ruhunu koyarak, TC'yi muasır medeniyet seviyesinin üzerine ulşatırabilmektir" dedi.

Erdoğan, Türkiye'nin içerde birlik ve beraberliği koruduğu sürece aşamayacağı engel bulunmadığına işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Birlik ve beraberliğimizi güçlendirmenin yolu ise ortak değer ve hedefler etrafında kenetlenmeyi başarmaktan geçmektedir. Şu anda buradaki tablo, tüm siyasi partilerimizin genel başkanları olarak bir arada oluşumuz, aynı şekilde farklı siyasi görüşlerden olan vatandaşlarımın bir arada oluşu, burada bir ortak paydayı ortaya koymaktadır. Bu da T.C'nin muasır medeniyetler seviyesi üzerine çıkmasıdır. Tek millet, tek bayrak, tek vatan anlaylışıdır. Türkiye ve Türk milleti küçük düşünemez. Büyük düşünmeye mecburdur. Biz sadece istanbul'u değil, Diyarbakır'dan Konya'sına, 81 vilayeti aynı sevgiyle kucaklamalı, 780 bin kilometrekare toprağımızı aynı vatan sevgisiyle sahiplenmeliyiz. Türkiye'de Saraybosna'nın Mostar'ın, Manastır'ın, Kırcaali'nin, Dobruca'nın, Sancak'ın, Piriştine'nin emaneti var. Türkiye İskeçe'nin, Girne'nin, Gazi Magusa'nın, Kerkük'ün, Kırım'ın, Bağdat'ın, Yemen'in, Trablus'un da emanetini yüreğinde hisseder. Burada Bakü'nün kardeşliğini de hissederiz, Karadağ'ın da acısını yüreğimizde hissederiz."

ERDOĞAN'DAN BAHÇELİ'YE ÖZEL İLGİ

Tören, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın şehir meydanına gelmesiyle başladı. Başbakan Erdoğan, hükümet meydanına gelişinde yan yana duran MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile tokalaştı. Daha sonra kortej, Ertuğrul Gazi'nin türbesine yürüyüş ile başladı. Erdoğan, yürüşüy kortejinde arka sırada kalan MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi özellikle yanında yürümesini istedi. Erdoğan ve Bahçeli yan yana yürürken aralarında Bilecik Valisi Musa Çolak yer aldı. Erdoğan'ın solunda ise BBP lideri Yazıcıoğlu yer aldı. Erdoğan, Bahçeli ve Yazıcıoğlu, türbede yan yana dua etti. Ertuğrul Gazi'nin tübresini ziyaretin ardından MHP ve BBP liderleri doğrudan tören alanına geçerken, Başbakan Erdoğan, çevredeki çadırları dolaşarak vatandaşları selamladı.

Başbakan Erdoğan, tören alanına gelişinde protokolde oturan MHP lideri Bahçeli ve diğer devlet erkanı ile tekrar tokalaştı. Erdoğan'ın Bahçeli'ye yakınlık ifadesi olarak kolunu sıvazlaması dikkat çekti. Erdoğan, konuşma yapmak üzere kürsüye geçerken MHP lideri Bahçeli'yi selamlamayı ihmal etmedi.

HÜKÜMETTEN 8 BAKAN KATILDI

Törene Başbakan Erdoğan'ın yanı sıra hükümetten Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve Adalat Bakanı Mehmet Ali Şahi'in yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik katıldı.

Tören sırasında MHP lideri Bahçeli ile Kültür Bakanı Günay yan yana oturdu. Bu arada, MHP'li eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Abdulkadir Akcan ile bir polis memuru tartıştı. Akcan'ı tanımayan polis, geçmesine izin vermeyince Akcan'dan tepki gördü. Bunun üzerine polis memuru Akcan'ın yakasından tuttu.

Babasının omuzlarındaki bir çocuk, Başbakan Erdoğan'a, "Babama iş sağladığınız için teşekkür ederim" yazılı döviz açtı. Erdoğan da çocuğa dönerek uzun bir süre el salladı.

TÖRENİN GÖZDESİ 63 YAŞINDAKİ HATİCE TEYZE

Diğer yandan, korteji selamlayan atlı grup arasında yer alan 63 yaşındaki Hatice Eser, törenin gözdesi oldu. At binmeyi çok sevdiğini söyleyen Hatice Eser, "Ata, çocukluğumdan beri binerim" dedi.

TÖRENDEN NOTLAR

Törende Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün telgraf mesajı yoğun alkış aldı.

MHP lideri Bahçeli, tören alanına girişte kapının dar olması sebebiyle yaşanan arbedede ezilme tehlikesi geçirdi. Kortejin geçtiği yola gülsuyu döküldü. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, zaman zaman kortejden ayrılarak, çevredeki vatandaşlarla sohbet etti. Geçen yıl yaşanan olaylar sebebiyle yoğun güvenlik önlemleri dikkat çekti. Törende, bin 750 polis görev yaptı.

0 yorum:

 

Site Bilgisi

Türkiye'den ve dünyadan güncel video haberler. Son haberler, Spor, Siyaset, Kültür Sanat, Magazin, Ekonomi, Dış Haberler, Politika Haberleri, Eğlence
Video Haber Copyright © 2009 BT Designed by Pie BT
    DISCLAIMER! We do not host or upload any of the files that are available on this Weblog. We merely search on INTERNET and index popular files openly available to anyone.